-
Tespihin imamesi mi, ipi mi? Hilâfet paylaşımını tarttık
“İngiltere Kralı 46 devletin başı, İslam âleminin başı yok” diyen paylaşımı ve kendi notlarımızı kaynaklarla tarttık. Tarih ne gösteriyor, iki görüş ne diyor?
-
“Çöpe atmadım” demek israfı örtmez: Ölçü tabakta değil, ihtiyaçta
Yemeği çöpe atmamak israftan kurtarmaz; ölçü ihtiyaçtır. Kendi yazımızı da terazide tarttık: Hangi cümle doğruydu, hangisi değildi?
-
Elindeki kâğıt: Hak mı, anne mi?
Bir test kâğıdı, bir anne sırrı ve baskıyla imzalanmış bir paylaşım. DNA sonucu mirası tek başına değiştirir mi, asıl hak nerede aranır?
-
Bilet gişesi: Son nefesi kim bilir?
Bir sözü eleştirmek serbest, bir insanı cehenneme göndermek değil. Yorumlarda kesilen “cehennem biletleri” ve kaynakların çizdiği sınır.
-
Kapının anahtarı kimde?
Aynı gece iki cami: biri sabaha kadar açık, öbürü kilitli. İkisi de kurala uygun olabilir. Kapı kaçta açılır, imam izinliyse kim açar, nasıl sorulur?
-
Kapalı kapı: Elli kişi ve bir sabah namazı
Sabah namazında cami kapısı kilitliydi, elli kişi bekledi. Yorumların çoğu imama mazeret buldu, soruyu sorana bulmadı. Hüsn-i zan iki yöne de işlemeli.
-
Aile içinde borç: Yazmalı mı? Kanun ve din ne diyor?
Babaya, kardeşe ya da evlada para verirken yazmak güvensizlik mi? Türk hukuku ve Kur’an bu konuda aynı yöne işaret ediyor.
-
Babaya gönderilen 20 bin euro: Kimse telefonu duymadı, herkes konuştu
Bir gurbetçi babasına 20 bin euro gönderdi; baba vefat etti, kardeşler “haberimiz yok” dedi. Yorumlarda herkesin bir hükmü vardı, ama paranın neden verildiğini kimse bilmiyordu.